Thursday, July 30, 2015

Ghent


    
Herkese Merhaba.Önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz Prague tatili öncesinde Belçika gezisinin son postu olan "Ghent" ile karşınızdayım.Ghent,Brüksel ile Brugge'ün tam ortasında orta çağ havasının hakim olduğu bir şehir.Felemenkçe konuşulan Flaman bölgesinde yer alan bu küçük kenti yarım günde yürüyerek rahatlıkla gezdik.Attığımız her bir adımda harika mimari eserlerle karşılaşmak ve bu taş yığınlarının kendine has ihtişamı bize inanılmaz keyif verdi.Gotik mimarının en güzel örneklerini burada görmek mümkün.Şehir sahip olduğu kanalları,şatoları ve kalesiyle Brugge'e çok benziyor.Bu şehrin en çok kanallarını sevdim.Seyahat planımızda buraya sadece yarım günümüzü ayırdığımız için kanallarını her açıdan görmeyi tercih ettik ve hiç bir açısını atlamadan gezmeyi başardık:) Eğer bir gün yolunuz Belçika'ya düşerse turistik açıdan Brugge'ün gölgesinde kalan bu şehri görmeden dönmeyin derim:)

Tuesday, July 28, 2015

In Brugge




Kendimi anlatmak herhalde işin en zor kısmı.
İyisi mi ben sevmediğim bir işi yapmayayım siz beni takip ederek tanıyın.
Bundan böyle kurumsal hayatımın yoğunluğundan fırsat buldukça burada sizlere moda tutkumu,stilimi ve gerçekleştirdiğim seyahat detaylarını yazıyor olacağım.
İlk postumun  konusunu yaklaşık 2 ay önce erkek arkadaşımla gittiğimiz Belçika gezisi oluşturuyor.
3 gün süren mini tatilimizde Brugge ve Gent şehirlerini görme fırsatımız oldu.
Ve bu iki harika masal şehrine tam anlamıyla aşık olduk. 
Belçika'nın kuzeyinde yer alan Brugge 2. Dünya savaşından fazla zarar görmediği için,Orta Çağ'dan kalma mimarisini olduğu gibi günümüze taşımıştır.
Orta Çağ kenti olan bu masal şehri,sahip olduğu kanallarıyla Küçük Venedik olarak da anılmaktadır. 
Brugge'ün;en çok yapılarını,nemsiz havasını ve hamburgerini sevdim.
Açıkcası bir çok blogda abartılarak anlatılan waffle'ı benden hiç de geçer not almadı:)
Bir de Türkiye'ye gelip denemelerini öneririm:)